
RANGE ROVER, LEYLAND DÖNEMİNİN ENDER başarı hikayelerinden biriydi ve lanetlenen şirketler topluluğunun en yaratıcı bölümünün (ki hala öyle) o zamana kadar hazırladığı en gelişmiş üründü. Varlığı ve sürekliliği, Ford'un PAG departmanına neden bu kadar ilgi göste rildiğinin en büyük kanıtı. Ama biz, 1970 yılının orijinal aracına geri dönelim. Kutu gibi, minimalist ve harika hatlara sahip profili, 38 yıl boyunca gözlerimize o kadar aşina geldi ki her gün yollarda gördüğümüzde artık şaşırmıyoruz. Bugün çoğu kişinin nefret ettiği orijinal lüks off-road kavramını yaratan araçtı. Artık pek gör mediğimiz üç kapılı versiyonuyla karşılaştığınızda dikkatli bakın, çünkü tasarım açısından çok başarılı olan ve İngiliz stilini yansıtan bir araçla karşı karşıya olacaksınız.
Range Rover, V8 motora sahip lüks bir araçtı ve aynı zamanda arazi ko şullarında bir Scorpion tank kadar güvenle ilerleyebiliyordu. David Bache'ye, bu tasarımı oluşturduğu için teşekkür etmek lazım. "Kaba" görünmesi için illa ki şişkin çamurluklara ve çirkin bir radyatöre sahip olup askeri araç havasına girmesi gerekmiyordu. Orijinal üç kapılı.Range Rover'ın basit zarafeti, şu anki SUV'ların gerçekten de garip görünmesine yol açıyor.
Rover, inanılmaz bir ileri görüş felsefesiyle, 1951 yılında uzun mesafelerde yol otomobili konforu sunan Land Rover türevini yaratmayı düşünmüştü. İlk çalışmalar sonucunda ortaya iki çekerli station wagonlar çıkmış ve Road Rover ismi verilmişti. Bu araçlara dingil açıklığı nedeniyle 2.5 metrelik station wagon da deniliyordu. Sonraki 10 yıl boyunca Rover'da görevli Spen King ve Gordon Bashford'un sürekli ara verilip başlayan çalışmaları nedeniyle bu mesafe hep aynı kaldı. Buick'ten alınıp üstünde çalışılan 3.5 litrelik hafif alaşımlı V8'in gelmesi ve Land Rover'm ordu için üretim rakamlarının aşağıya çekilmesiyle 1960'larm ortasında yeni bir hız kazanıldı.
Sivil bir araç olarak, sürekli artan eleştirilere maruz kalıyordu çünkü uluslararası rakipleri gelişmeye devam ediyordu.