recep50
  
- Full Member
- Mesaj Sayısı: 216
-
|
 |
Kan Davası
|
Kan Davası
Porsche, VW Grubu'nun çoğunluğuna sahip olmak üzere - yakında 911 GT3 ve Audi R8 kardeş olacaklar, ki bu da bu farklı sporcuların ilk pist karşılaştırmasının sebebi. Direksiyonda eski DTM şampiyonu Kurt Thiim.
Porsche 2006'nın sonunda VW Grubu'nun hisselerini satın aldığında ortaya pek çok dedikodu çıkmıştı. Hatta bazıları bunun R8'in, yani Alman Spor Otomobil ikonu 911'e dinamik olarak son derece yakın olan ve müşterilerin aklını çelebilecek Audi'nin, sonu olabileceğini düşünüyordu. Porsche, söylentileri yalanladı.
Eski DTM şampiyonu Kurt Thiim bu bire bir karşılaştırmada, Hockenheim'deki Grand Prix pistinde şimdi R8'de ne kadar dinamizm bulunduğunu netleştirecek. Yarışmacılar, ortadan motorlu 420 hp'lik R8 ve arkadan motorlu 415 hp'lik 911 GT3. İki sporcunun karakterleri tamamen farklı. Baz donanımla 100.000 €'dan yüksek bir etikete sahipler. Bu önemli, zira pistteki 911 isteğe bağlı sunulan seramik frenlere (8711 €) ve Sport Chrono paketine (571 €) sahip. Öte yandan R8'de 19 jantlar (2140 €) ve ayarlanabilir Magnetic Ride süspansiyon (1740 €) bulunuyor.
Sadece yol performansı ve frenaj testlerinde bile iki aracın en iyi yanları ortaya çıkıyor. Durağan halden 100 kms'e Audi 4.6 sn'de çıkarken, Porsche 4.3 sn'ye ihtiyaç duyuyor. 100 kms ile ilerlerkenki fren performanslarıysa daha da çarpıcı: İlk denemede durmak için yaklaşık 35 m'ye ihtiyaç duyuyorlar fakat 10 tekrardan sonra bu değer, 911 GT3'te ortalama 33.6 m'ye düşüyor, Audi'deyse 34.4 m'ye. En iyi değerler arasındaki fark, 911'in ağırlık avantajını ve sürüş dinamiğine göre optimize edilmiş lastik seçimini ortaya koyuyor. GT3 yalnızca 200 kg hafif olmakla kalmıyor, aynı zamanda düşük sıcaklıklarda bile yola sakız gibi yapışan yarı-slick Michelin Pilot Sport Cup lastiklere sahip. Bana göre R8, üstünde dört halka bulunan bir Lamborghini, diye itiraf ediyor Kurt Thiim R8'le ilk karşılaşmasında, sadece sağında solunda biraz fazlalığı var. Porsche'yse muhtemelen devasa spoylere sahip olup da insanı bakınca güldürmeyen yegane otomobil. Gören biliyor ki, eğer oraya konmuşsa, bir sebebi var.
Piste ilk Audi çıkıyor. Asfaltın düşük sıcaklığından ötürü lastikler ısınana kadar dikkatli olmak gerekli. Orta ve uzun virajlarda ön tarafta bolca tutuşa ihtiyacınız var, diyor Thiim. V8'in vahşi homurtusu ve tüm dinamik ölçümleri yapan GPS sistemi eşliğinde start alıyor Ingolstadtlı. 192 kms ile yaklaştığı kuzey virajına gelirken yavaşlıyor ve apeksi 125 kms ile geçiyor. İbre tekrar hızla tırmanırken Thiim yolları açıkta bırakılmış çelik vites kutusunun koridorlarında ilerliyor: bu açıkta bırakılmış yollardan ötürü biraz zaman kaybediyorsunuz, yüksek konsantrasyon ve vites kolunun kesin yardımı gerekiyor. 202 kms'e kadar ulaşıyor ve sert Parabolika'nın sağ-sol koridorundan geçiyor. O anda dört-çeker sisteminin mükemmel yorumunun farkına varıyorsunuz. Virajlardan daima hafif, kontrollü bir arkadan kayma ile çıkıyorsunuz. Aracın net dengesi harika, diyor tecrübeli pilot.
Şimdi sıra saf güçte. 430 Nm ile R8'in torku Porsche'den daha fazla fakat ağırlığı bu avantajını ortadan kaldırıyor. Dar zikzaktan önceki frenaj noktasında 233 kms'ten fazlası görülmüyor. Yavaş gibi ama güvenli: frenlerin üstüne binen büyük yükü farkediyorsunuz fakat pistte limitlerdeki iki turdan sonra bile çelik fren sistemi halen güvenilir durumda. Bu noktada diğer çoğu spor otomobil çoktan havlu atardı. Mercedes Tribünü'ne doğru uzanan sonraki hızlı sağ viraj oldukça fazla cesaret gerektiriyor. Arabaya biraz zaman tanımalı ve gaddarca direksiyonu kırmamalısınız, aksi takdirde kendinizi pistin dışında bulursunuz. Yalnızca ön aks gitmek istediğiniz yöne doğrulduğu zaman gazı kökleyebilirsiniz, diye uyarıyor Thiim. Audi'de bunların tümü 161 kms'le gerçekleşiyor. Hafif bir ivmelenme, sonra sert sol ve Motodrom'a doğru geniş bir kavis. Thiim gene lastiklerden çok fazla şey beklememeli ve bu onun için zor: motor inanılmaz hızlı biçimde devirleniyor. 4500 dd'dan sonra sağ ayağınızın altında saf güç ve kulaklarınızda çılgın bir gürültü oluyor. Mesele yalnızca ses olsaydı, Audi Porsche'yi geride bırakmıştı. Binen, bir daha inmek istemiyor. Fakat Hockenheim pisti daha fazlasını talep ediyor. Dolambaçlı Motodrom'da şasi nitelikleri önem kazanıyor. Ayarlanabilir Magnetic Ride sistemi oldukça iyi ve hızlı çalışıyor. Sert seçeneği olmasaydı yarış çizgisini muhtemelen kaybederdiniz. Sachs virajından önce 164 kms'e ulaşılıyor ve apeks 76 kms'le geçiliyor. Sonraki farklı virajlara R8 tam olarak ve sakince uyum sağlıyor, bolca güven telkin ediyor. Varış çizgisini 2,00.65 dakikanın ardından geçiyor.
Thiim hızlıca Porsche'ye geçiyor. Boxer motorun mekanik gürültüsü arkadan açığa çıkıyor. Thiim: Debriyaj, direksiyon ve viteslerin çok daha fazla efor gerektirdiğini anında farkediyorsunuz. Frenlerin daha kuvvetlice belirlenmiş bir basınç noktası bulunuyor. GT3, bir spor otomobilden öte bir yarış otomobili.
Kuzey virajından önceki ilk ölçüm noktasında Porsche 4 kms daha hızlı ve bu farkı apeksten geçip sonraki fren notkasına kadar taşıyabiliyor. Porsche yarı-slick'leriyle ön aksta azalan tutuşa ve önden kaymaya karşı daha hassas tepki gösteriyor. Ardından araca dengesini bulması için zaman vermelisiniz, diye açıklıyor Thiim. Parabolika'nın sonundaysa sıralama tekrar açık. Profesyonel yarışçı 244 kms'te frenaj yapıyor ve fren noktasına Audi'den 25 m geç giriyor. GT3 vahşice yavaşlıyor: çünkü hiç endişe etmenizi gerektirmiyor, kolayca çalışıyor. Pistte seramik frenler ödenen her kuruşu hak ediyor. İvmelenme esnasında 305'lik arka lastikler asfalta pençelerini geçiriyor. Eğer arka taraf harekete geçerse, onu gaz dokunuşlarıyla kontrol altında tutmanız gerekiyor. GT3, gaz pedalının hızlıca bırakıldığı anlarda tehlikeli ağırlık transferiyle tepki veriyor.
Motor, hafifletilmiş volan sayesinde hızla devirleniyor. Viteslerle zar zor eşlik edebiliyorsunuz. Audi'deki gibi vites özen ve net yönlendirme gerektiriyor. GT3 şimdi tüm virajları domine ediyor. Mercedes Tribünü'ne kadar iki saniye öne geçiyor. Sonraki Motodrom'da avantaj gene 911'de. GT3'ün bir virajdan diğerine geçişi jilet keskinliğinde, dolayısıyla daima uyanık olmalısınız. GT3'le hızlı olmak aynı zamanda ciddi efor ve ustalık gerektiriyor, diye uyarıyor Thiim. Daima arkadan kayma limitinde Porsche'yi son virajda zorluyor ve varış çizgisini 1,56.41 dakikada geçiyor - Audi R8'den ciddi biçimde dört saniye önce.
Sonuç...
Porsche 911 GT3 pistte Audi R8'e karşı galip geliyor. Dört saniyelik fark aynı zamanda GT3'ün amacı hakkında çok şey söylüyor: yollarda ondan daha fazla yarışçı bir tek bilenmiş kardeşi GT3 RS var. R8'e oranla 200 kg'lık ağırlık avantajı, standart yarı-slick lastikleri, isteğe bağlı muazzam seramik frenleri, koltukları ve vitesleri - her şey bunun için optimize edilmiş.
Dolayısıyla sürüş için gerektirdiği efor oldukça yüksek ve ESP'nin eksikliğinden ötürü acemiler için son derece asabi. Eğer GT3 kaymaya başlarsa, sürücüsünün tepki vermek için yalnızca milisaniyeleri var. Bu durum Audi'de farklı. Mükemmel dört-çeker sistemi aracın harika dengesini kullanmaya yardımcı oluyor. İsteğe bağlı Magnetic Ride sistemiyle sürüş konforu inanılmaz; R8, GT3'e göre günlük kullanıma daha uygun. Yalnızca pistte açık vites yolları rahatsız ediyor ve lastikler çabuk bitiyor. Öte yandan standart çelik fren sistemi yeterince dengeli. Fakat belki de Audi, R8'in yarı-slick'lerle donatılmış bir Clubsport türevini üretir.
|