Heartless
    
- Administrator
- Hero Member
- Mesaj Sayısı: 1673
-
|
 |
Harley Earl geldi !!
|
Otomobillerin tasarlanma dığı bir dönem vardı, ama sonra Harley Earl geldi "Kim olduğunuzu sanıyorsunuz Mr. Earl diye başlayan 1950'lerin şarkısı, nakaratında "Ve nasıl benim kadınımı yürüttünüz?" diye devam ediyordu. GM tasarım ekibi, şarkıyı duymuş olsa gerek ki, hep bir ağızdan büyük, titiz ve haşin patronlarına 'Mister Earl' diye hitap ediyorlardı. Bu ilk sorunun cevabı. George Lucas'ın 1973 yapımı American Graffiti'siyle sonuçlanan film jenerasyonu ise nakaratın cevabını veriyor. Earl, otomobilleri seksileştirdi. Böylece Earl Amerika'ya en güçlü sembolle¬rinden bazılarını katmış oldu: 1950'lerin Detroit otomobili... Bu otomobiller, kullanmaktan daha çok içinde yaşanacak tarzda otomobillerdi. Şehvetli kıvrımlar, zengin görünümlü boya ve kaplamalar ile değişik bir sembolizm. Evet, aslında bu otomobiller dehşet verici verimsiz motorlar ve kötü trenleriyle daha çok geniş mavnaları andırıyorlardı. Fakat sert tavanlı 1959 Chevrolet Impala Coupe'ye baktığınızda bu otomobil, müsrif tarzıyla içinizi acıtacak kadar merak hissi uyandırmıyorsa, kesinlikle yanlış dergiyi okuyorsunuz demektir. 1959 Impala'nm varolmasına izin veren bir dünyada her şey mümkün olabilirdi. Otomobiller kendilerine konulan isimler kadar şişirilmişlerdi. Eldorado Brougham, kulağa bir otomobilin model isminden çok Amerikan asıllı bir Meksikalı gringo ismi gibi gelmiyor mu? Fakat savaş uçaklarından tutun da roketlere, Santa Monica pistine ve hatta rumba dansına kadar bulabildiği her nevi canlandırılabilecek nesneyi kullanan Earl; Amerikan hayalinin en canlı versiyonuna form verdi: Gelişmiş tüketicilik bilinciyle mükemmelleştirilmiş bir hayat. Bol krom ayrıntılar ve aerodinamiye vurgu yapan kuyruklu tasarımlardan daha fazlasınıelde edemediğini söylemek bu dehaya haksızlık olur. O, Amerika'ya kendi tutkularının bir yansımasını verdi. Bir Amerikan savunma bakanı: "General Motors için iyi olan her şey, Amerika için de iyidir" demişti. Eski Amerikan başkan- larmdan Woodrow VVilson, Amerikan otomo- billerini "Amerikan zenginliğinin yarattığı kibirin bir yansıması" olarak adlandırmıştı. Ve evet, bunu Toyota'mn dünya birincisi olmak için GM'e yetiştiği sırada yazıyoruz. Harley Earl, 22 Kasım 1893'te Hollywood'a sinema endüstrisi yerleşmeden önce Kaliforniya eyaletinin bu şirin bölgesine yerleşen Meksikalı çiftçilere vagon ve at arabaları üreten bir ustanın oğlu olarak doğdu. Earl ailesi, refah içinde yaşayan, sosyal olarak başarılı ve kişisel otomobillerin pazarlanabilir bir meta olduğunu öngörebilecek nitelikte bir aileydi. Bunun bir sonucu olarak 1908'de Earl Automobile Works kuruldu. Harley Earl isminin ilk kez duyulması ise 1919'da Los Angeles Times'm haber yaptığı yerel otomobil fuarında sergilenen harikulade karoser tasarımıyla oldu. Biz bugün pek öyle görmesek de, bu otomobil o zamanlar Earl tarafından "en akıcı çizgilere sahip araç" şeklinde tanımlanıyordu. Earl'ün müşterileri arasında Hollywood aktör leri Tom Mix ve Fatty Arbuckle da yer alıyordu. Earl; Kovboy yıldızı Mix için yaptığı jest so nucunda tavana bir de eğer yerleştirdi. Henry Ford, seri üretim olarak düşük maliyetli siyah boya (siyahın termal özellikleri, boyanın hızlı kurumasını sağlıyordu) kullanırken; Earl, kahvesine istediği kahverengi tonunu tutturana kadar krema döken titiz müşteriye benziyordu. Otomobillerin daha uzun ve daha alçak olması Earl.için vazgeçilmez olmuştu. Kıvrımlı geçiş lerden ve keskin olmayan çizgilerden hoşlanıyordu. Earl, ilk kez bagajı ayrı bir kutu olarak düşünmeyip onu tamamen kasaya dahil etmişti. Etkileyici detayları ve renkliliği seviyordu. West Coast Cadillac distribütörü Don Lee, Earl Automobile VVorks'ü satın aldığı zaman bu durum Earl'e Alfred Sloan'm yeni holdingi General Motors'la direkt bağlantı kurma imkanı verdi. General Motors'un ikiz kazanç hedefi ve gelişimi, kurucuları Sloan ve ortakları William C. Durant ile Charles F. Kettering tarafından belirlenmişti. Hyatt Roller Bearing Company ve Guardian Frigator Company'den, Ford'un piyasadaki hakimiyetine ilk defa rakip olabilecek GM'in Detroit fabrikasının belkemiği ve beş bölümü gelişti. Raymond Chandler, Hollywood için "kağıt bardak karakterli" derken Detroit ona göre
heybetli bir bakış açısı sunuyordu. Harley Earl içinse Detroit, bir çeşit tiyatro haline gel mişti. Earl, Midwest'e Cadillac bölümünden Lawrence Fisher tarafından getirildi. Sloan, 1921'den beri kafasında şekillenen, otomobillerin görünüm lerinin satışları etkileyeceği fikrini 1926 yılında hayata geçirdi. GM'in Ford'a saldırmak için kullandığı silahlardan biri piyasa segmentasyo nuydu. Ford, tek bir ürünün yeterli olacağı kanısındaydı; Sloan ise bu fikre katılmıyordu. Bu sebeple Earl'ün ilk işi, Buick ve Cadillac arasındaki sevimsiz 1700 dolarlık uçurumu yok etmek oldu. Bu yokediş, Mart 1927'de La Salle adı altında yeni bir marka olarak ortaya çıktı ve bir sansasyona neden oldu. Avrupalı Hispano-Suiza markasından ilham alan otomobil, Amerikalı gözler için tamamen yeniydi. Keskin köşeler, yuvarlak hatlı bağlantılar düşünülerek dışlanmıştı. Tamamen farkı mad deler bir tamamı oluşturmuş ve tüm siluet, hızı arttırmak için alçaltılmıştı. Daha sonra Earl, ilk GM otomobilini ağır ve dik omuzlu olarak tasvir etti. Aslında bu da, 1959 Chevy'lere ulaşmak için ne kadar yol aldığını söylemenin başka bir yöntemiydi. La Salle'ın aldığı olumlu tepkiyle cesaretlenen Sloan, tüm GM bölümlerinde Harley Earl'ün daha fazla söz sahibi olmasını sağladı. 1927'de (Aynı yıl endüstri tasarımı mühendisi Raymond Loewy Manhattan'da bir dükkan açtı ve kalem traş seri üretimine başladı) Sloan, başında Harley Earl olan Sanat ve Renk Bölümü'nü (Art And Color) tanıttı. Daha tabeladaki mürekkep yeni kurumuşken, Ford'un T modeli üretimden kalktı. Popüler otomobil tasarım hikayesi de böylece başlamış oldu. Art and Color'm ilk otomobili, 1929 model Buick, başarılı olamadı. Fakat Earl'e muhteşem prensiplerinden birini öğretmiş oldu: Halkı sen yönlendirmelisin ama çok fazla da değil. Endüstriyel yenilik Earl'ün form sözlüğünü genişletti. US Steel, 1934'de 88 inç genişliğinde plaka metal temin edebiliyordu. Birdenbire, yeni imalat olanakları görünmüştü.
|